Öztrak: Cami minarelerinde 'Dombra' çalınırken neredeydiniz?

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Öztrak: Cami minarelerinde 'Dombra' çalınırken neredeydiniz?
Abone ol
CHP Sözcüsü Faik Öztrak, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. İzmir’de cami hoparlöründen ‘Çav Bella’ çalınmasına ilişkin konuşan Öztrak, daha önce Ağrı’da
Yukarıya Çık

CHP Lafçısı Faik Öztrak, gündeme ait söylemelerde bulundu. İzmir’de cami hoparlöründen ‘Çav Bella’ çalınmasına ait konuşan Öztrak, daha evvel Ağrı’da cami minarelerinde Saray'ın tercih müziğinin çalındığını anımsatarak, “O zaman bu Bakanlar, bu Meclis Başkanı neredeydi” dedi

Öztrak: Cami minarelerinde 'Dombra' çalınırken neredeydiniz?

Cumhuriyet Millet Partisi CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Lafçısı Faik Öztrak, parti genel merkezinde tertip ettiği basın buluşmasında, gündeme ait söylemelerde bulundu, sualleri cevapladı.

Cami hoparlöründen ‘Çav Bella’ çalınmasına ait, "Bu vaka, ilk değildir. Daha evvel de Ağrı'da cami minarelerinden Saray'ın tercih müziği 'Dombra' çalınmıştır. O zaman bu Bakanlar, bu Meclis Başkanı neredeydi?” dedi.

İzmir Müftülüğünün, merkezi ses sistemi frekansına girilerek şehirdeki bazı camilerin hoparlörlerinden müzik yayını yapılmasına ait değerlendirmede bulunan Öztrak, dün İzmir'de yeni bir dizi ajitasyonla karşılaştıklarını söyledi.

İki ayrı caminin ses sisteminden müzik yayını yapıldığını aktaran Öztrak, söylemesini şöyle sürdürdü:

"Şehir Başkanımız cami hoparlöründen müzik çaldırılmasının mesullerinin tutulması için şipşak kabahat bülteninde bulundu. Sarayın bakanları ise sosyal medyada bu hadiseyi köpürtme yarışına girdi. Bu sabah da kervana, atama Meclis Başkanı katıldı. Beyefendi siz provokasyonu köpürtme makamı değil, itidal makamısınız. Sarih konuşayım. Bu vaka, ilk değildir. Daha evvel de Ağrı'da cami minarelerinden sarayın tercih müziği 'Dombra' çalınmıştır. O zaman bu Bakanlar, bu Meclis Başkanı neredeydi? Biz bu vakaları hep ayıpladık, bundan sonrada ayıplamaya ve takip etmeye devam edeceğiz. Bunlar, ülkemizi karıştırmaya müteveccih budalaca provokasyonlardır. Yapanlar, kesinlikle hak önüne çıkarılmalıdır. İnanç istismarına dayanan asıl ötesi politika, son derece riskli bir reyindir. Kabataş palavrayı üzerinden halkı kışkırtmaya çalışanlar unutulmamıştır. Geçmişte eş kışkırtmalar neticesinde yaşadığımız acı hadiselerin izi, bu ulusun vicdanında kanayan bir yaradır."

Her gün "çılgın absürtsü yapay krizlerle ve komplo senaryoları" ile ulusun asıl meselelerinin üstünün örtülmeye çalışıldığını ifade eden Öztrak, "Biz, yapılan terbiyesizliklerin elbette peşine takılmayacağız. Ama evvel duruşmalarda hakkımızı arayacağız. Sonrada bu yapılanları gören aklıselimli halkımızın hakemliğine güveneceğiz" diye konuştu.

'GENÇLER İŞSİZ VE ÜMİTSİZ'

Bu sene ki Gençlik Haftası'nın da sonuna geldiklerini anımsatan Öztrak, 19 Mayıs 1919'un kurtuluşa ve kuruluşa giden yolda atılan ilk adım olduğunu söyledi.

Bu yolun eriminde tanımlanan niyetin, modern medenilik seviyesinin üzerine çıkmak olduğunu ve Mustafa Kemal Atatürk'ün "Tam ümidim gençliktedir" dediğini aktaran Öztrak, "Ancak ümidimiz olan gençlik bugün çok büyük kasvetler içinde. Gençlerimiz işsiz ve daha da korkuncu, ülkemizin ümidi olan gençlerimiz ümitsiz" ifadesini kullandı.

Sosyal Demokrasi Vakfının bu hafta ehemmiyetli bir araştırma yayımladığını bildiren Öztrak, buna göre, Türkiye genelinde gençlerin yüzde 70’inin ailesinden yardım almadan hayata tutunamadığını dile getirdi.

Araştırmaya göre, her dört gençten birinin işinin olmadığına dikkati sürükleyen Öztrak, "20-29 yaş arasındaki her 100 gencimizden 37'si ne eğitimde ne de işte. Konutta oturuyor. Gençlerimiz ülkelerinin dışında yaşamak istiyor. Türkiye genelinde her 100 gençten 62'si kendine yurt dışında bir gelecek kurmak istiyor" diye konuştu.

'ERDOĞAN, GENÇLERİN MESELELERİNİ ÇÖZMEK YERİNE ONLARI NİYET GÖSTERİYOR'

Türkiye'nin stratejik üstünlüğünün genç popülasyonu olduğunu belirten Öztrak, gençlerin gelecekten umudunu kesmesi vaziyetinde bunun kıymetinin de vebalinin de çok ağır olacağını söyledi.

Öztrak, şöyle devam etti:

"Peki, 18 yıldır ülkeyi idareyenler gidişatın ciddiyetinin farkında mı? Hayır. Onlar yapay krizler çıkarıp, CHP’ye hakaret etmekten başka bir şey düşünmüyor. Cumhurbaşkanı makamında oturan birey, gençlerin meselelerini çözmek yerine gençlerimizi niyet gösteriyor. Vefa Yardım Grubunda da çalışan Adana Yüreğir İlçe Gençlik Kolları Başkanımız Eren Yıldırım'ın Vefa Yardım Gruplarına saldırdığını söylüyor. Ama hep söylüyoruz, reellerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu var. Dün AK Parti Genel Başkanının yazdığı terör öyküsünün asıl görüntüleri ortaya çıktı. Kaymakamın gözetmesi olduğu söylenen bir birey, 'Bunlar nereye gidiyor?' diye soran Gençlik Kolu Başkanımıza silah sürükleyip, ağzına kurşun da sürerek, annesinin ve ailesinin yanında tehdit ediyor. Bu memlekette sual soran millete, kaymakam gözetmeleri silah sürükleyecekse vay bu ülkenin haline. Çıkan görüntülerden sonra palavralarıyla ortalığı karıştıranların halkımıza bir özür, Eren'e ise serbestlik borcu vardır."

Salgın sebebiyle bu sene üniversiteyi tamamlayacak gençlerin vazgeçin iş bulmayı, iş aramaya cesaret dahi edemediği bir yarıyıla girildiğini kaydolan Öztrak, analistlerin, bu sene Türkiye'de, takribî 2,5 milyon çalışanın işinden olacağını hipotez ettiğini belirtti.

'DAMAT BAKAN, HALA İŞİN CİDDİYETİNİN FARKINDA DEĞİL'

Bunun ardından fukaralığın çığ gibi çoğalacağını, 18 yıldır darbe üstüne darbe yiyen orta sınıfın tamamen yok olmayla karşı karşıya kalacağını aktaran Faik Öztrak, "Ama damat Bakan hala işin ciddiyetinin farkında değil. Dün yeniden Sarayın şahaneler dünyasından memleketi nasıl göründüğünü anlattı. Türkiye ekonomisinin, tüm dünyanın gördüğü, alarm veren vaziyeti Saraydan görülmüyor." değerlendirmesini yaptı.

İnsanların iftardan sonra "Artık yemek alırım" diye caddelerde haykırdığını ve bütün bir cemiyetsel travma yaşandığını belirten Faik Öztrak, şöyle konuştu:

"Damat, her gün sarih artırmaya çıkıp, 'ulusa şu kadar para dağıttık, bir de çarptık mı bu kadar oluyor' deyip duruyor. Geçen gün iş adamlarıyla yaptığı buluşmada, salgında verdikleri yardım meblağının 252 milyar lirayı bulduğunu, çarpan tesiriyle de bunun 600 milyarı aştığını söyledi. Ama aynı saray hükümetinin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı ise bu salgın yarıyılında ulusa karşılıksız kazanç takviyeyi olarak, bütçeden yalnızca 5,5 milyar lira dağıtıldığını söylüyor. 600 milyar nerede 5,5 milyar nerede? Bu ülkede 23 milyon 596 bin aile var. 600 milyarı her bir aileye bölüştürsek, aile başına 25 bin 428 lira yapar. Şimdi ben buradan halkımıza bir çağrıda bulunmak istiyorum. Aziz halkım, senin ve ailenin hakkı olan 25 bin 428 liranın peşini vazgeçme. 25 bin 428 liranı damattan kesinlikle iste. Vermiyorlar mı? O zaman hiç zaman kaybetmeyeceksin, şipşak alacak davası açacaksın. Şu salgın yarıyılında geçilmeyen köprü, yol, tünel, inmeyen, kalkmayan uçak, uyunmayan sağlık kurumu yatağı için milyarlarca doları yandaşlarına tıkır tıkır ödüyorlar mı? Ödüyorlar. O zaman senin ve ailenin hakkı olan 25 bin 428 lirayı da ödeyecekler. Ödemiyorlar mı, sen de müddeti saati geldiğinde cin olup adam çarpmaya çalışanlara sandıkta hesap sor."

KATAR İLE SWAP UYUŞMASI

Hükümetin daha evvel Katar ile 5 milyar dolarlık bir swap uyuşması yaptığını şimdi ise bu sayıyı 15 milyar dolara çıkardığını hatırlatan Öztrak, "Kağıt üstünde dolar ama kasadaki Katar Riyali. Başka Bir Deyişle doğan görünümlü şahin. Şahin dahi değil, serçe. Güya bu paraları ikili ticarette kullanacakmışız. Katar ile 15 milyar dolarlık ticaret yapıyor muyuz? Hayır. Başka Bir Deyişle ticaret işin mazereti. Bu Katar Riyalini dolara çevirip, borç ödemelerinde kullanabiliyor muyuz? Hayır. Ya da riyalleri başka ülkelerden ithalat yaparken kullanabiliyor muyuz? O da hayır. Peki, ne için kullanıyoruz? Merkez Bankası bilançosunu makyajlamak için. Başka Bir Deyişle yeniden pansuman, yeniden aspirin rehabilitasyonu" dedi.

Döviz rezervlerinin güneş görmüş kar gibi eridiğini de kaydolan Öztrak, Erdoğan'ın buna rağmen "Ülkeden döviz kaçıranlara acıma göstermeyeceğiz" dediğini aktardı.

Öztrak, "Sayın Erdoğan, sayenizde ulusun hali ortada. Damadınızla birlikte halkı kuru soğana fakir ettiniz. Ulusa vazgeçin doları, cebinde 5 kuruş vazgeçmediniz. Ülkeden döviz kaçıran varsa onlar da sizin yandaşlarınız" diye konuştu.

"Evvelki 57 hükümetin verdiği dış ticaret sarihini, siz ve sizin hükümetleriniz 17 senede dörde katladı. Devri hükümetlerinizde samanı dahi ithal eden ülke haline geldik" diyen Öztrak, şöyle devam etti:

"Korona krizinden sonra dünyada ortaya yeni fırsatlar çıkacak, çıkıyor ama bu idare kavrayışıyla siz geçmiştekileri nasıl kaçırdıysanız, bu fırsatları da kaçıracaksınız. Size ilk günden bu yana 'Bütüncül, meblağlı, güven verecek bir program hazırlayın' deyip duruyoruz. Yetmiyor, teklifler getiriyoruz. Yol gösteriyoruz. Daha hafta başında Sayın Genel Başkanımız 16 maddelik bir programı kamuoyuyla paylaştı. Neden yeni bir bütçeye, yeni bir programa gereksinim olduğunu bahaneleriyle ortaya koydu. Dünyanın hangi ülkesinde muhalefet reçete yazıp, hükümete verir? Hiçbir politik parti bu kadar olgun davranmaz. Ama ne yapalım? Biz halkımızı çok hoşlanıyoruz. Halkımızın aşı, işi daha fazla küçülmesin istiyoruz. Yeniden belediye başkanlarımız, Sayın Genel Başkanımızın yönergesiyle halkı yalnız vazgeçmemek için canla başla çalışıyor.

Bu salgın ve yaşanan kriz halkımız nezdinde bir turnusol kağıdı işlevi görmüştür. CHP, gerek hazırladığı program ve siyasetlerle gerekse idarediği belediyelerin performansıyla iktidara hazır olduğunu hamdolsun kanıt etmektedir."

İNFAZ TERTİP ETMESİ

Öztrak, söylemelerinin ardından sualleri de cevapladı.

CHP'nin infaz tertip etmesini ne zaman Tüzük Duruşmasına götüreceği ve tertip etmeyle alakalı kırmızı çizgisi sorulan Öztrak, usul doğrultusundan müracaatlarını yaptıklarını şimdi de temel doğrultusundan müracaat yapacaklarını bildirdi.

Bu mevzuda kırmızı çizgilerinin çok sarih olduğunu dile getiren Öztrak, şunları söyledi:

"Biz, teröristlerin, eli kanlı katillerin, bayanlara şiddet uygulayanların, çocuk tacizcilerinin hiçbir biçimde bir bağışlamaya uğramasını istemiyoruz. Tüzük Duruşmasına vereceğimiz arzuhalimizde de bunu belirteceğiz. Ama şunu istiyoruz, haksız ve haksız bir şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçen kanunla iktidarın kendi yandaşlarını hür vazgeçerken kendisine karşı olanları içeride yakalamasını da hiçbir biçimde kabul etmemiz olası değil. Onlar için hak kavrayışımızı sonuna kadar sürdüreceğiz."

Kemal Kılıçdaroğlu'nun 19 Mayıs günü Anıtkabir ziyareti andırdırılarak, "Genel Başkanın bekletilmesi sonrasında, bugün Sayın Kılıçdaroğlu'nun bir haber ajansı da dahil edilerek parti içinden komplo iddiaları gündeme getirildi. Yorumunuz nedir?" sualine Öztrak, "Siz, bizim Genel Başkanımızın ağızından bir kere bile, 'kandırıldık Allah bağışlasın' sözünü dinlediniz mi? Bizim Genel Başkanımız yetişme stili haysiyetiyle de bu ülkede kumpas kurulabilecek son Genel Başkandır. Hiçbir biçimde ne partimize, ne genel başkanımıza kumpas kurulamaz. Biz bu mevzularda şerbetliyiz" cevabını verdi.

Anadolu Ajansı


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a 'cami provokasyonu' cevabıÖnceki Haber

Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a 'cami provok...

Erdoğan'dan 'Çav Bella' çıkışı: Hürmetsizler yayın yapıyor, CHP yetkilileri zevk alıyorSonraki Haber

Erdoğan'dan 'Çav Bella' çıkışı: Hürmetsi...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar