Kendini Bilmenin İlişkideki Faydaları

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Kendini Bilmenin İlişkideki Faydaları
(doktortakvimi.com) Bundan 2.400 yıl kadar önce yaşamış Yunan filozof Sokrates kendini bilmenin en büyük erdemlerden olduğunu söylemişti. Her ne ...

(doktortakvimi.com)

Bundan 2.400 yıl kadar önce yaşamış Yunan filozof Sokrates kendini bilmenin en büyük erdemlerden olduğunu söylemişti. Her ne kadar günümüzde genel yargı herkesin çok ben-merkezci, bencil ve takıntı derecesinde kendisiyle ilgilenen kişiler olduğunu iddia etse de gerçek bundan oldukça farklı gözükmekte.

Aslında kendimizin, fikirlerimizin ve kim olduğumuzun pek de farkında değiliz. Araştırmalara baktığımızda bu hiç de şaşılası gözükmüyor, çoğu yetişkin gününün çok ufak bir kısmını yalnız başına ve düşünerek geçiriyor. Buradaki düşünmeyi “Akşam ne yesek acaba?” veya “Bu ay elektrik faturası biraz fazla mı geldi?” diye algılamayın lütfen. “Ben kimin?”, “Ne yapıyorum?”, “Hayatımda önem atfettiğim fikirler, değerler nelerdir?” gibi sorulardan ve rahatlamak için kendimize rahat bir alan tanımaktan bahsediyorum.

Ancak tüm bunları kendime ayıracak yeterli zamanım yok bahanesiyle de geçiştiremeyiz. 2014 yılında yapılan ilginç bir çalışmada (Wilson vd., 2014) araştırmacılar katılımcılara 2 seçenek sundu: ya sessiz bir şekilde oturup kendileri ve hayatları hakkında düşünecekler ya da kendilerine acı verici elektrik şokları verecekler. Her 10 katılımcıdan 4’ü elektroşok seçeneğini tercih etti. Bu kişiler kendileri, ilişkileri ve hayatları hakkında ne istediklerini veya yaptıklarını düşünmenin acısındansa elektroşokun acısını daha katlanılır görmüşlerdi. Kısaca, zamanımız ve mekânımız olsa dahi kendimiz hakkında düşünmekten kaçınabiliyoruz. Ancak kim olduğumuzu anlamaya çok az bir zaman ayırdığımızda hem benlik algımız hem de hayatımızdaki önemli kişilerle ilişkilerimiz oldukça olumsuz etkilenmekte.

Peki nedir bu kendini tanıma? Burada literatürdeki pek çok kavrama değinebiliriz ancak benlik-kavramıberraklığı buradaki en önemli kavram olabilir. Bu kavram bir kişinin kendisi hakkındaki düşüncelerinin ne kadar tutarlı, sürekli, ayarlı ve berrak olduğunu tanımlar. Bu özelliği yüksek olan kişiler kendilerini tanımlamakta çok az zorluk yaşamakta ve tanımları zaman geçse de sabit kalmaktadır. Aynı zamanda birbiriyle çelişen düşünceleri daha az olmaktadır (örneğin hem utangaç hem de rahat kaynaşan birisi olduğunu söylemek gibi).

Bu tür kişiler bir başkasına kendisini anlatırken pek zorluk yaşamazlar, düşünceleri genellikle belirli bir paralellik gösterir ve kim olduklarına dair açık bir tanımlamaları vardır. Kendileri hakkındaki görüşleri hızlıca ve sürekli değişmez. Böyle bir özelliğe sahip olmanın elbette pek çok faydası vardır. Bu kişiler daha az stresli, depresif, kaygılı ve evhamlıdır. Aynı zamanda benlik-saygıları yüksek, hayatı daha anlamlı gören ve hem yaşam doyumu hem da iyi-oluş halleri daha yukarda olan bireylerdir. Tüm bunlar bireysel anlamda işimize yaradığı gibi aynı zamanda ilişkimize de yarar sağlar.

Benlik-kavramı berraklığı yüksek olan kişiler ilişkilerinde daha fazla tatmin, sıcaklık ve bağlılık deneyimlemektedirler. Daha yüksek bir benlik-saygısına sahip oldukları için bu etki ilişkilerine da yansımaktadır.

Bu kişiler kendileri hakkında daha kararlı bir yargıya sahip oldukları için kendilerine kalan ekstra zaman ve enerjiyi ilişkileri yansıtarak onu adeta besler ve korur. Bu sebeple berraklığı yüksek olan kişilerin ilişkileri de uzun sürmektedir. Kişiler kendileri hakkında tutarlı yargılara sahip oldukları için ilişkilerini de hayatlarının önemli bir parçası olarak görmektelerdir.

Böyle bir partnere sahip olduğunuzu hayal edin. Partnerinizi fikirleri, duyguları ve düşünceleri fazla değişken değil, öngörülebilir ve tutarlı. Ne istediğinin ve ne istemediğinin farkında. Hedefleri ve değerleri paralellik göstermekte. Olumsuz bir sürpriz ihtimali oldukça az. Böyle bir partner size de daha çekici gelmiyor mu?

Benlik-kavramı berraklığı yüksek olan bireylerin arkadaşları, partnerleri veya çevresindeki kişiler bu bireyleri tanımlarken benzer ve yakın kelimeler seçmektelerdir. Çünkü bu bireyler zaman, mekân ve kişilere göre değişen bir benlikten ziyade girdiği ortamın şekli ne olursa olsun kendi yapısını koruyabilen bir benliğe sahiptir. Bu da onları daha öngörülebilir, güvenilebilir ve istenilir kılmaktadır. Böyle kişilerle yaşadığımız ilişkiler bizler için oldukça kolay, ödüllendirici ve kaygısızdır. Bu yüzden böyle insanları daha çekici, ilgili ve yakın buluruz. Duygusal olarak öngörülemez, düşünceleri tutarsız ve çarpık, davranışları belirsiz ve plansız kişilerse bizde kaygı, korku ve rahatsızlık duyguları ortaya çıkarır. Bu öngörülemezlik içinde genellikle kendimizi korumaya çalışarak bu kişilerle yakınlaşmaz veya yakın isek ilişkimizi bitiririz.

Partnerimiz ne kadar kendini iyi tanıyorsa biz de onu o kadar iyi tanırız. Eğer kim olduğu hakkında en ufak bir fikri olmayan bir partnere sahipsek gerçekten onu tanıdığımızı ve ne yapacağını öngörebildiğimizi iddia edebilir miyiz?

Romantik ilişkilerde çoğu zaman çiftler birbirlerine ait özellikleri benimserler. Bu aslında istenilen ve olumlu bir durumdur. Eğer siz ve partneriniz benlik-kavramı berraklığı yüksek insanlarsanız, bu benimseme durumu oldukça kazançlı bir durumdur. Çünkü hem kendinizin hem de partnerinizin kim olduğunu biliyorsunuz, geriye ondaki olumlu özellikleri almak ve ona kendinizdeki olumlu özellikleri vermek kalıyor. Ancak siz veya partneriniz benlik-kavramı berraklığı düşük bireylerseniz, kolaylıkla karşı tarafın benlik özelliklerini kopyalayabilir ve kendinize yabancılaşabilirsiniz. İstemediğiniz şeyleri düşünür, hisseder ve uygularsınız. Bu da kendinizi ve dünyayı okumanızı, öngörmenizi oldukça zorlaştırır. Sonuç olarak kaygılı, korkulu ve rahatsız bir dünyanın içinde kapana kısılmış hissedersiniz. Eğer böyle duygular deneyimliyorsanız uzman bir psikologtan yardım almanız sizin için faydalı olabilir. Çünkü kendini keşfetmeden bir başkasını kopyalamak zamanla kendimizi kaybetmemize ve bizi kim olduğumuz hakkında çözülmesi zor bir belirsizliğe götürür. Ancak kendini tanıyan ve bilen kişi için hayatın olağan zorlukları dışında yeni bir kaygı ve korku kaynağı çok yoktur. Çünkü sınırlarını ve potansiyelini bilen kişi zorluklarla da mücadele edebilecek gücü kendine bulacaktır.

Abone ol


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Hastalık HastasıÖnceki Haber

Hastalık Hastası

Neden Bir Türlü Tatmin Olamıyoruz?Sonraki Haber

Neden Bir Türlü Tatmin Olamıyoruz?

Q Bar Cafe

Yorum Yazın

İQ Emlak