‘Eğitim kurumları çok daha güvenli’

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
‘Eğitim kurumları çok daha güvenli’
Abone ol
Eğitim eksikliğinin çocuklar için ciddi bir kayıp olduğunu söyleyen Okul Öncesi Eğitim Kurumları ve Eğitmenleri Derneği Başkanı Yılmaz, çocuklarını okula gönderme konusunda kaygı duymasına rağmen sosyal hayatlarını devam ettiren velileri uyardı: Okullar dışarıya nazaran çok daha güvenli.
Eğitim eksikliğinin çocuklar için ciddi bir kayıp olduğunu söyleyen Okul Öncesi Eğitim Kurumları ve Eğitmenleri Derneği Başkanı Yılmaz, çocuklarını okula gönderme konusunda kaygı duymasına rağmen sosyal hayatlarını devam ettiren velileri uyardı: Okullar dışarıya nazaran çok daha güvenli.

Salih KAPLAN

ANKARA (Anayurt) - Normalleşme sürecinin başladığı 1 Haziran’dan itibaren hizmet vermeye başlayan özel okul öncesi eğitim kurumlarının ardından kamu kuruluşlarına bağlı anaokulları da 21 Eylül’den itibaren hizmet vermeye başlayacak. Okul öncesi eğitim kurumlarında fiziksel ortamın hazırlanması, Kovid-19 eylem planlarının oluşturulması, oyuncakların bölüşümü, sosyal mesafeli oyunların geliştirilmesi gibi konular için hazırlıklar sürüyor. Öz bakım becerileri gelişmeye devam eden çocukların temizlik gereksinimini kendi başına karşılayamaması ya da yetişkin denetiminde olmadığında bunları yerine getirmemesi karşısında öğretmenlerin özel yöntemler geliştirmesi gibi konular da eğitimcilerin gündeminde.

Mevcut uygulamaları ve okul öncesi eğitimin sorunlarını Okul Öncesi Eğitim Kurumları ve Eğitmenleri Derneği Başkanı Sefa Özdemir Yılmaz ile konuştuk. Özel anaokulları ile kreş ve gündüz bakımevleri 1 Haziran itibarıyla hizmete başladığını anımsatan Yılmaz, “Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı anaokullarında kapasiteler yüzde 50’ye indirildi. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı kreş ve gündüz bakım evlerinde gruplar 10’ar kişiye düşürüldü. MEB ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının gönderdiği tedbirler planına göre çalışmalar yapıldı ve onay verilen kurumlar açıldı. Fiziksel mesafe konusu çocuklar için çok zor ancak çocuklar oyun oynarken fiziksel mesafeyi sağlamaya çalışıyoruz. Günlük takip çizelgelerimiz var. Gün içinde defalarca ateş ölçümü yapılıyor. Korona belirtileri yazılı olarak takip ediliyor. Hijyen konusunda da eylem planlarımız uygulanıyor” ifadeleri ile mevcut süreci anlattı.

Mesai saatlerinde değişikliğe gidilmesinin okul öncesi eğitim kurumlarını da etkileyeceğini dile getiren Yılmaz, “Çalışan velilerimize de hizmet verdiğimiz için saatlerimizle oynayacağız mutlaka. Ancak bu değişiklik uygulamaya geçirildikten sonra ve velilerden gelen talebe göre planlama yapılır” dedi.

KURUMLAR ZARARINA AÇILDI

Okul öncesi eğitim kurumlarının yaşadığı maddi sorunlarla ilgili olarak da özellikle butik anaokullarının ciddi bir maddi krize girdiğini aktaran Yılmaz, “Biz genelge ile kapatıldık ve yine genelge ile açıldık. Kendi irademizde olan bir süreç olmadı. Bakanlıklarının aldıkları kararlara uymakla mükellefiz. Okulların kapalı olduğu dönemde birçok okul kapalı olduğu aylar için ödeme almadı. Doğal olarak nakit girişi olmamasına rağmen kira, fatura gibi sabit giderler işlemeye devam etti. Okullar açılacağı dönemde de alınması gereken tedbirlerle ilgili yapılan harcamalar ciddi bir bütçe oluşturdu. Herkes kurumunu dezenfekte ettirdi. Hiçbir gelir olmadan aylar geçirildi. Sonrasında velilerdeki tedirginlik nedeniyle azaltılan kapasiteler bile doldurulamadı. Zararına açılan kurumlar oldu” şeklinde konuştu.

“ÇOCUKLAR İÇİN CİDDİ BİR KAYIP”

Ebeveynlerin çocuklarını eğitim kurumlarına göndermeye çekindiği halde sosyal hayatını kısıtlamayarak büyük sorumsuzluk gerçekleştirdiğini ifade eden Yılmaz, “İnsanlar çocuklarını okula gönderirken kaygı duyduklarını dile getiriyorlar ancak insanlar AVM’lerde sosyal hayatlarını devam ettirmeye çalışıyorlar. Bizim onlara şunu anlatmamız gerekiyor; çocuklar için bu dönemler ciddi bir kayıp dönemi. Bunların telafisi çok zor. Siz dışarıda sosyal hayatınızdan fedakarlık etmeyip çocuğunuzu okuldan alıyorsanız bu bir zarardır. Okullar dışarıya nazaran çok daha güvenli. Okullarda tedbirler alınıyor. Bakanlığın tedbirlerine uyuluyor. O zaman zaten riski en aza indiriyorsunuz. Her iki bakanlık da kurumların tedbirleri alıp almadığıyla ilgili ciddi denetimler yapıldı. Bu konuda hiç taviz verilmedi. Ebeveynler çocuklarını gönül rahatlığıyla okullara gönderebilirler” dedi.

“OKULAR DAHA GÜVENİLİR SAHALAR”

Ailelerin okullar yerine evde bakımı seçme yoluna gidebildiği de ifade eden Yılmaz, bu yöntemin tehlikelerine dikkat çekerek, “5-10 kişilik gruplar hâlinde bir evde çocukları topluyorlar, eğitim durumunun bilinmediği bir abla seçiyorlar ve hizmet almak istiyorlar. Oyun ablalarından alınan hizmet çocuk pedogojisine ve denetimin olmaması sebebiyle salgın konusunda da risk içermekte. Zaten 5-10 tane çocuğu bir evde tutuyorsanız okula göndermekten daha fazla risk teşkil ediyor. Bu tür yerlerin ne kadar güvenilir olduğunu veya eğitmenin ne kadar işinin ehli olduğunu bilmiyoruz. Ailelerin bulduğu diğer yöntem ise çocukları aile büyüklerine teslim edilmesi. Burada akran eğitiminden mahrum kalıyor çocuklar. Her türlü tedbir denetim gerektirdiği için okular daha güvenilir sahalar” ifadelerini kullandı.


  • 0
    SEVDİM
  • 1
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Yüksekova şehidine son görevÖnceki Haber

Yüksekova şehidine son görev

Avukatlar müvekkilleriyle özdeşleştiriliyorSonraki Haber

Avukatlar müvekkilleriyle özdeşleştirili...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar