Alternatif müziğe yeni bir renk: Alaca

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Alternatif müziğe yeni bir renk: Alaca
Abone ol
Alternatif müziğe yeni bir soluk getirme hedefiyle yolculuğuna başlayan Alaca’nın 10Gün albümü, 9 Ekim’de müzikseverlerle buluşacak. Grup, “Bir şeyler

Alternatif müziğe yeni bir soluk getirme hedefiyle yolculuğuna başlayan Alaca’nın 10Gün albümü, 9 Ekim’de müzikseverlerle buluşacak. Grup, “Bir şeyler yapmalıyız ki daha özgürlükçü bir ortam olsun. Elbette bu kısa vadeli bir şey değil. Geleceğe dair asıl istediğimiz şey özgürlük” diyor.

Alternatif müziğe yeni bir renk: Alaca

Cihangir Köroğlu

Ordu ve İzmir’den yola çıkan iki arkadaş Mehmet Mutlu ve Ata Bornova’nın kurduğu ‘Alaca’ Türkiye alternatif müziğine yeni bir soluk getirmek istiyor. Hip-Hop, alternatif R&B ve neo soul ikilisi olarak kendilerini tanımladıkları bu yolcuğu, ağustos ayında çıkardıkları E.P albüm ile sürdürüyor.

Konsept albüm olan 10Gün, Boccaccio’nun veba günlerinde yazdığı ilk hikâye kitabı olan Decameron’dan ilham alınarak hazırlanmış. Ayrıca albüm, nüktedan hikâye anlatıcılığının yoğun olduğu, modern ve retro soundların birleştiği, hip-hop tarzında bestelerden oluşurken, albümdeki her şarkı kitaptaki 1 günü temsil ediyor.

Albümünü 9 Ekim’de müziksevere sunacak olan ikiliyle Alaca’nın renklerine ve düşüncelerine dair konuştuk.

Alaca’nın yolcuğu nasıl başladı, neden Alaca?

2016 yılında müzik yapmaya başladık. İlk başlarda beraber müzik yapalım, müzisyenliğimizi geliştirelim derdindeydik. Albüm, single gibi şeyler aklımızda yoktu. Tabii bu sürekli bir hal alınca parçalar çıkmaya başladı sonra şarkı mı yapsak diye bir fikir attık. Amatör kayıtlar almaya başladık, birkaç tane demo hazırladık. İkimizde İstanbul dışından geldiğimiz için bir çevremizde yoktu müzik konusunda. Bu kayıtları alarak o çevreyle bir tanışma ortamı hazırlarız diye düşündük. Swing tarzdan etkilendik. Hatta Django Reinhardt’tan ciddi anlamda etkilendik diyebiliriz. Hip-hop, elektronik ve alternatif R&B tarz denemeleri de 2017 gibi başladı. Soyut bir isim olsun ve insanların kafasında tek bir cismi canlandırmasın istedik. Yaptığımız müzikte çok fazla tarza dokunduğumuz için Alaca onu karşıladı.

BİZ BİR HİKÂYE ANLATICISIYIZ

Son yıllarda hip-hop tarza ilgi baya arttı. Son süreçteki bu tarza olan ilgiyi nasıl yorumladığınızdan ve Alaca’nın sosyal medya etkisine bakış açısından bahseder misiniz?

Hip-hop her zaman değerliydi. Yerin altında bir kitleyle duruyordu. Sadece herkes bunu yeni fark etti. Sosyal medyanın toplumun bu ‘yeni keşfine’ katkısı elbette büyük ama bunu sadece bu tarza sıkıştıramayız. Örneğin gitaristlerin çalımı son 2-3 senede çok fazla değişti. Özellikle neo-soul ağırlıklı çalma tarzı, sosyal medyada 3-5 milyonluk hesapların bu tarzı yükseltmesiyle arttı diye görüyoruz. Davulcu, klavyeci veya diğer enstrümanistler de yeni tarzların oluştuğunu mutlaka fark eder. Sorunun ilk kısmına dönecek olursak da biz bir hip-hop ikilisi değiliz. Ya da biz şu, bu değiliz. Biz bir hikâye anlatıcısıyız. Ve o hikâyeyi en iyi nasıl anlatacağımızı düşünüyorsak ve yaptığımız müzik de neyi istiyorsa öyle anlatıyoruz. Müziğin türleri arasındaki ayrımda eskiye göre ortadan kalktı diyebiliriz. Aslında her şey Alaca oldu.

alternatif-muzige-yeni-bir-renk-alaca-777777-1.

HER HİKÂYENİN BİR DERDİ VAR

E.P albümünüzü dinlerken dikkatimi çeken ilk şarkı ‘Al Bunu’ oldu. Henüz yeni bir ekibin, toplumsal dertleri politik biçimde şarkı haline getirip, ilk albümünde yer vermesi ne anlama geliyor?

Biz, Al Bunu’yu geçen sene bu zamanlarda çıkardık aslında. Kendimizi bir şekilde ifade etmemiz gerekiyordu. Ve bunu yapmacıklıktan uzak bir tavırla yapmak gerekiyordu. Şarkının oluşumunda da, bu ülkede herhangi bir sosyal ortama karıştığında üstünde hissettiğin baskıyı seninle beraber tüm genç jenerasyonun hissettiğini düşünüyoruz. Ve bizim elimizde de şarkı yapabilme aracı vardı bu baskı ortamını anlatmak için. Bir şeyler yapmalıyız ki, daha özgürlükçü bir ortam olsun. Elbette bu kısa vadeli bir şey değil. Geleceğe dair asıl istediğimiz şey özgürlük. Şarkıyı da bunun üzerine bağıran, çağıran bir tarzla değil aksine sakin bir şekilde söyledik. Çünkü herkes her şeyin farkında ancak suspus duruyoruz. Bir hikâye anlatıcısıyız ve her hikâyenin bir derdi var. Olmaz şarkısında başka bir dert varken Al Bunu’da da başka bir dert var. Yeni bir isim olarak elbette dinlenmek, görünmek istiyoruz ancak şarkı seçimlerimizi veya üretimlerimizi bu kaygıyla belirlemiyoruz.

Z kuşağı tartışmalarının ara ara yapıldığı bir dönemden geçiyoruz. Sizin de hedef kitlenizde yer alan Z kuşağına dair söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Evet, istatistikleri kontrol ettiğimiz zaman dinleyici kitlemizin çoğunu o kuşak oluşturuyor. Ancak şöyle bir durum var biz Z Kuşağını tanımıyoruz. Çünkü onlarla bir paylaşımımız olmadı. Ne hissettiklerini, ne düşündüklerini sadece yazılanlarla veya değerlendirmelerle, sosyal medya ile görüyoruz. Bize göre otoriteyi reddeden bir tarafları var. Şu an onları tam olarak tanımasak da bundan on sene sonra ne üreteceklerini, ne anlatacaklarını çok merak ediyoruz.

Alaca’nın geleceğe dair hedefleri nedir?

Maddi kaygıların ötesinde sanat üretme derdimiz ve hayalimiz var. Bunu sağlamak için çalışıyoruz. Birbirimize verdiğimiz bir söz de şu, kimse bizi dinlemese de biz birbirimizi dinleyeceğiz. 9 Ekim’de de albümün tamamını yayınlamayı planlıyoruz. Türkiye için özgün bir iş yaptığımızı ve dinlendikçe de sevileceğimizi düşünüyoruz.


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması filmleri açıklandıÖnceki Haber

Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Film Y...

Normal yoktu ki yenisi olsun!Sonraki Haber

Normal yoktu ki yenisi olsun!

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar